Ahi kadınlar / Baciyan - Mürşide ASLAN

Ahi kadınlar / Baciyan


Yeryüzünde alışveriş ahlakını bir müesseseye dönüştüren başka bir millet var mıdır? Bilmiyorum ama bizde öyle bir şey var ki, iyi ahlakın, doğruluğun, yardımseverliğin, dayanışmanın, cömertliğin bu müessese ile topluma yerleşmesi, yaygınlaşması için başlı başına çalışmalar yapılmıştır.

İş ahlakı, meslek etiği, esnaf arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi, üretimin desteklenmesi, tüketiciyi koruma gibi ticaret ahlakına bir seviye getirerek toplumda güven inşasını sağlanmasında önemli bir işlev görmüştür.

Bütün güzel meziyetlerin birleştiği bu sosyo-ekonomik düzene Ahilik demişler. 
Günümüz esnaf odalarının çalışmalarına benzetilen ahiliğin, iç disiplinini oluşturan akıl, inanç, ahlak değerlerinin kendi çıkış döneminde daha güçlü işlediğini görmekteyiz. Bugün ahilik anma programlarında, ahiliğin ne olduğu anlatıla dursun, anladığımız, inandığımız, uyguladığımız tartışılır.

Ahiliğin birde kadın kolları vardı. 

1200’lü yıllarda bir kadın örgütlenmesi  (hem de Anadoluda) batılılarca imkansız gibi görünse de, günümüze kadar gelen nakillere, tarihi araştırmalara bakıldığında dünyanın ilk kadın örgütü Bacıyan-ı Rum (Anadolu Bacıları) teşkilatıdır. 

Anadolu’da Türk halk kültürünün yapılanmasında, yerleşmesi ve gelişmesinde çok önemli hizmetleri olan Liderliğini Ahi Evra’nın Eşi Fatma Bacı’nın yaptığı, kadınların kurduğu bu teşkilat ahiliğin tüm fonksiyonlarını azami derecede yerine getirmiştir.

Eğitim, kültür, sanat ve mesleki birçok alanda insan yetiştirmek, toplumda ekonomik, siyasal, kültürel ihtiyaçlara kaynak oluşturmak gibi önemli bir misyon ile hareket etmiştir.

Dünyanın ilk Kadın Teşkilatı olması,
Anadolu da hatta Kayseri’de kurulması,
Bir isyan değil bir katkı hareketi olması,
Yapılan işlerde İnanç ve ahlak boyutunda rehber olması,

Bir kadın hareketinin kadın erkek herkese rehberlik ederek toplumsal denge ve gücün yaygınlaşması misyonu ile hareket etmesi gibi birçok sebep Anadolu Bacıları Örgütünü daha iyi tanıma ihtiyacı hissettirmiştir.

Tarihi Kapalı Çarşı civarı  “Kadınlar Çarşısı” olarak bilinen yerin isminin Bacıyan-ı Rum (Anadolu  Kadınları) dan kaldığı söylenir. Bacıların savaşcı genleri milli Mücadele’de de kendini göstermiş, Kayseri kadınlarının savaşan askerlere yardım amacıyla, yaptıkları örgü ve benzeri şeyleri buralarda satışa çıkarmışlardır. Günümüzde birçok vakıf ve derneğin zaman zaman  “kermes” adı altında oluşturulan hayır çarşıları buna karşılık gelmektedir sanki.

Bu cengaver kadınların anısına 2003 yılında yapılan, üzerinde “Ben şehit anasıyım. Diğer askerler de benim evladımdır. Kızımın çeyizinden şu esvapları çam sakızı çoban armağanı olarak vereceğim” yazılı bir kadın heykeli dikkat çekmektedir. Bu geleneğin takipçileri günümüz kadınları da her hayır çarşısı organizasyonunda önce çeyiz sandıklarını açarak cömertliğini en kıymetlilerinden vererek göstermektedir.
Dünyanın bir çok yerinde kadın hareketleri, genelde kadına yapılan ayrımcı, baskıcı, haksız uygulamalar neticesinde bir isyan ya da bir hak arama mücadelesi olarak çıkmıştır.

Anadolu Bacıları ve Anadoluda örgütlenmiş birçok kadın örgütlenmesinin karakteristik özelliği bunlardan çok farklıdır.  Anadolu’nun güçlenmesi, gelişmesi, siyasi ve ekonomik alanda büyümesi için kadın gücünü devreye geçirme hareketidir.  Kadın erkek ayrımı yapmadan güç birliği ile daha sağlam bir duruş, daha etkin bir mücadele vererek bugüne kadar ayakta kalmışlardır.

“ Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar birbirlerinin velileri, yardımcılarıdır. Onlar iyilikleri teşvik edip kötülükleri menederler…” (Tevbe: 71)

Olması gerekende bu değil mi zaten…
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Ahi kadınlar / Baciyan

07Eyl
20Ağs

Cennet mi, Cehennem mi?

10Ağs

Bosna eski Bosna değil…

30Tem

Yedinci Güzel Adam