15 Temmuzun Ardından… - Mürşide ASLAN

15 Temmuzun Ardından…


Hayatım boyunca gıpta ettiğim, yerinde olmak istediğim, döneminde yaşamış olmak istediğim birçok insan olmuştur. Tarihin derinliklerinde okuma gezintisi yaparken geç kalmışız dediğim de oldu, erken doğmuşuz dediğimde. 

15 Temmuz’u yaşadıktan sonra Ömer Halisdemir yerinde olmayı istediğim en önemli isimlerden biriydi.
Emri aldıktan sonra göreve gidiş hali, yürüyüşü, duruşu, yüz ifadesi ve şehadeti milyonların belleğinden asla silinmeyecek şekilde yer etti kanaatindeyim. Ülkenin yaşamla ölüm arasında gidip gidip geldiği saatlerde,   kaderi belirleyen en önemli kurşunun onun namlusundan çıkan kurşunlarla olması ne büyük bir onurdu.

Öte yandan bir direniş hareketi başlatan sokağa dökülen, köprüye yürüyen, kritik noktaları tutan, anlık çözümler üreterek işgal hareketini (ben böyle tanımlamayı uygun görüyorum) geri püskürten HALK, kendilerini asla hesaba katmayanlara hayatlarının dersini vermişti sabaha kadar. 
Ancak üzerinden zaman geçtikçe 15 Temmuzu gerektiği gibi idrak edemediğimizi, duruşumuzu sürdüremediğimizi düşünenlerdenim.

Basında, sosyal medyada birçok platformda birilerinin 15 Temmuz’u sulandırma kampanyaları görmekteyiz. Buna müsaade etmemek gerekir. Buna müsaade etmeyecek olanlarda yine,  o gece o işgali püskürten, bedel ödeyen can veren, kan veren HALK olmalı.

Bu direnişin hatırasını diri tutmak adına zaman zaman kişisel bazda paylaşımlarımız oluyor. Bunu kitlesel paylaşımlar, kitlesel organizasyonlar, sadece 15 Temmuzda değil,  her zaman diri tutacak dinamiklerle güçlendirmeliyiz.

15 Temmuz’un izleri asla silinmemeli. Bombalanan meclisin onarılmaması, duvardaki kanların silinmemesi, tahrip olmuş emniyet binalarının yenilenmemesi, ezilmiş araçların ibreti âlem için ulu orta sergilenmesi hafızamızı koruyacaktır eminim.

Şehitlerimizin fotoğrafları her yerde, her noktada sabitlenmeli, dostunda düşmanında gözüne sokacak şekilde dimağlara kazınmalı. Gazilerimizin okullarda gençlerle buluşup o geceyi anlatması, hem de aylarca yıllarca anlatarak bir nesli daha kaybetme riskinin önünü almalı diye düşünüyorum.

Bu bedeli halk tarafından ödenmiş hareketin zaferinin de önce halka ait olduğunu hem unutmamalı, hem de unutturmamalı.

 Bir işgal hareketine kadınıyla- erkeğiyle, genciyle- yaşlısıyla; tanka- tüfeğe, tepelerine yağan mermilere, bombalara rağmen karşı koymak sağlam bir halk hareketiydi. Eğer bu direniş ruhunu diri tutmaz isek, tekrarını ve daha beterini yaşamayacağımızın garantisini kimse veremez.
15 Temmuz bu dönemin en önemli hadiselerinden biri olarak tarihte yerini alırken, muhakkak ki en önemli zaferlerinden biri olma özelliğini de koruyarak yer alacak.

Bugün şu topraklar üzerinde huzurla, sağlıkla yaşadığımız her dakika için Rabbim tüm şehitlerimize cennetinde yeni mertebeler versin.

O gece bankamatiklere değil de, meydanlara koşan tüm vatan evlatlarımıza, gazilerimize sonsuz minnettarız.  Hakkınız ödenmez…

Bu toprakları ve insanını küçümseyenlere hiçbir zaman fırsat verme ALLAHIM.
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 7

  • Fatma Kırıcı | 19 Temmuz 2022 20:49

    Sağlam kaleminizden ve yine yüreğinizden döktürmüşsünüz... Dilerim kaleminizle yüreğinizle varolun hep...

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Ahi kadınlar / Baciyan

07Eyl
20Ağs

Cennet mi, Cehennem mi?

10Ağs

Bosna eski Bosna değil…

30Tem

Yedinci Güzel Adam