Zirveye inilmez, çıkılır - Murat SERİM

Zirveye inilmez, çıkılır


Kartalkaya’da Kampçı Orhan Demiral ile söyleşimize devam ediyoruz.

Unutamadığınız anılarınızı paylaşır mısınız Orhan bey?

‘’Hangisini seçip aktarsam yani. Boncuğun çadırı basıp makarna çuvalını çaldığını mı anlatsam? :))’’
Bir yerden, birisinden başlayın. Üç beş anı alalım sizden.
‘’Şimdi bu bölgeye ilk 2009’da kamp attık gençlerle. Ben de eşimle beraber gelmiştim o kampa. Henüz kendi çadırımızı kurmadığımız için o gece bir yerde misafir kalmamız gerekiyor. Gece gençler aradılar ‘Abi yetiş, ayı kampı bastı.’ dediler. Hemen traktöre atladık, gittik gençlerin yanına. Bir tane erzak çadırımız var. Hakikaten ayı gelmiş ona böyle bir pençe atmış. Oradan bir makarna çuvalını 10 kiloluk makarnayı almış, kaçmış. Sonra onunla bir protokol imzaladık kampın içerisine girmemek üzere anlaştık onunla. Yemekleri, artıkları bir yere döküp orda yiyip gidiyordu.’’

Nasıl anlaştınız abi? Onu anlamadım ben. :)) Yani hayvanlarla konuşulunca anlaşılıyor falan diyorlar ama…

‘’Anlaşılıyor abi. :)) Ya şöyle: Şimdi Efendimiz sav. Hz Peygamberimizin ıssız yerlerle ilgili, ürkütücü yerlerle ilgili dua tavsiyeleri var sahih hadis kitaplarında geçen. Hakikaten ben onları hakkel yakin bizzat yaşadım yani orada. O duaları okuduğumuz zaman yaban hayvanı gelip o gençlere bir zarar vermiyor. Çizdiğimiz sınırın doğaya okuduğumuz sınırın içerisine girmedi. Çok ilginç. Ama anlaşmamızın dışındaki yerler var nihayetinde. Bir gün eşim dedi ki: ‘Lider arkadaşlar, dedi yardımcılarımız çok yoruluyorlar, sürekli çocuklarla oyunlar oynuyorlar, etkinlikler yapıyorlar, onlara enerji veriyorlar, kendi enerjileri bitiyor. Dedik ki: ‘Ben bunlara sabah erkenden bir kahvaltı hazırlayım namazdan sonra. Bir kıymalı börek yapalım, bir gözleme yapalım, tereyağ, bal vs. Bir enerji gelsin çocuklara.’ Gittik merkeze, malzemeleri aldık Bolu’dan. Getirdik, tabi buzdolabı yok, bir şey yok. Çadırın dışında ağaca astım ben bunları. Yattık, sabah namazından sonra eşim sesleniyor: ’Ya Orhan kıyma nerde? ‘Ağaçta asılı ya.’ diyorum. Dışarıya çıktım, bir baktım ağaçta ne kıyma var, ne tereyağı var, hiçbir şey yok.’’

Yerinde yeller esiyor. :))                                                 

‘’Bizim boncuk. İsmini de kızım Kızıl Boncuk koymuştu ayının. Ayı deyince kızıyordu. Ayının adı Boncuk. Gençler diyorlar ki: ‘Ayı işte ya!’’ bir tanesi tamam mı? Sana diyor insan diyor muyuz?’’ 

Kaç yaşında kızınız bu arada?

‘’Üç buçuk yaşındaydı o zaman. Ben çıktım, baktım, hiçbir şey yok ağaçta. Şimdi Boncuk bunları almış. 15-20 m ötede başka bir ağacın dibine oturmuş. Oturduğu yer belli. Otları ezmiş çünkü. Böyle bir hilal şeklinde önünde kıyma paketi, yufka paketi.’’

Hangisini yesem acaba? :))

‘’Vakumlu paketler de var içlerinde. Köpek ya da başka yabani hayvan o paketleri ağzıyla darmadağın ediyor. Ayı medeni bir hayvan. Onun o keskin tırnağıyla o vakumlu paketleri üstündeki jelatini kesiyor, açıp içini yiyor. Paket aynen insan kesmiş gibi yemiş, kalkmış, gitmiş ama sofrayı toplamamış. Yapacak bir şey yok. Hemen atladım bisiklete. En yakın köyden biraz yumurta vs. getirdik. Özellikle peynir, domates, yumurtayla. Gençler geldiler. ’Abi, hani bize gözleme yapacaktı, ev kahvaltısı yapacaktı, börek yapacaktı.’ Gece nöbeti iyi tutmamışsınız, Boncuk gelmiş, hepsini yemiş.’’

Ne yaptınız peki?                         

‘’Bir şey yapmadık.’’ 

Ne yediniz?

‘’Normal çadırın içerisindeki standart malzemelerimiz duruyor. Şimdi biz kıyma vs. o yeni aldığımız malzemeleri dışarı asmıştık. Diğer malzemeler yerinde duruyor. Zeytin, peynir domates. Gene her günkü kahvaltıdan yediler yani. Ama güzel bir hatıra oldu bizim için. Boncuk’la protokollerimiz… Elhamdülillah.’’

Başka dinleyelim. Köpeklerle bir anınız vardı benim bildiğim. :)) 

‘’Ondan önce şimdi bizim burası biraz mesafeli ama zirve yürüyüşümüz benim en önemsediğim yürüyüşlerden bir tanesidir gençlerle. Trekking ve bir geceyi dağın başında zirvede açık havada geçirmek bir zirve yürüyüşünü. Birçoğu var da bir tanesini hiç unutmuyorum. Sabah namazından sonra kayaların en üstüne çıkıp orda hem duamızı yapıyoruz. Allah’ım senin arşına yaklaşabileceğimiz en yüksek noktaya çıktık, bundan sonrası ben daha bunları ben daha yüksek bir yere çıkaramam gençler sizi. Bundan sonra çıkacağınız yükseklik kendi sınırlarınız. Bundan sonra kendinizi baskılayacaksınız. Kendi zihninizle kendi dualarınızla baskılayacaksınız. Bakın sizden yüksekte hiçbir şey yok. Bundan sonrası tamamen psikolojik, bireysel kendi sınırlarınız. Buradan yukarı kendiniz çıkın diye böyle bir zirve dersimiz var. Zirveye inilmez dersin başlığı. Zirveye inilmez, çıkılır. Zirveye bazen paraşütle inenler olur, onlar zirvenin kıymetini bilmezler. İş hayatında da böyledir, kariyerde de böyledir, sosyal hayatta da böyledir. Tırmalaya tırmalaya, emek vere vere, terleye terleye yorularak bir insan bir yere çıkmışsa oranın kıymetini bilir. Ama hatırla gönülle birinin torpiliyle bir yere paraşütle indirilmiş o zirveye konmuşsa o zirveye de bir faydası olmaz, o zirvenin ona da bir faydası olmaz.’’

Değeri de olmaz. 

‘’Şimdi biz gençlerle böyle konuşurken bir bulut geliyor abi aşağıdan. Görüyoruz bulutu yani. Bulut geldi, geldi, geldi, dizlerimizin altını göremez hale geldik. Yani üstte ayna gibi berrak ayaklar yok ama kimsede. Herkes diz üstünde görünüyor tamam mı? :))  ‘Gençler, dedim bulut dağılıncaya kadar kimse yerinden kıpırdamasın.’ Çünkü kayanın üzerindeyiz. Adım attığınızda nereye adım atacağınız belli değil. Yani bu müthiş bir andı. O kamptaki o gruptaki gençler hâlâ: ‘O bulut neydi ya?’ diyorlar ara sıra karşılaştığımızda.’’

Buraya ne kadar uzaklıkta?

‘’Kartalkaya’nın zirvesindeydik işte. 10 km buraya.’’

Üç bin rakım var mı?

‘’2270 idi çıktığımız rakım. Tabi Kartalkaya kışın ayrı misafirleri oluyor, yazın ayrı misafirleri oluyor bu şekilde. Hepsi bize şahitlik edecek yani dağlar, taşlar, ağaçlar, kuşlar, otlar, böcekler inşallah lehimizde. Maalesef aleyhimizde de şahitlik etme ihtimalleri var. Ama Allah Settar ismiyle hatalarımızı örtsün. Lehimizde şahitliklerini kabul etsin.’’

Amin. İnşallah.

7.bölümün sonu
 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 1

YAZARIN SON 5 YAZISI