Dijitalleşen Hayatın Neresindeyiz? - Ensar ŞAHİN

Dijitalleşen Hayatın Neresindeyiz?


Merhum Sezai Karakoç, “Belki kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz”  diyerek insanlara/Müslümanlara yol göstermiştir. 

İyilik ve kötülük, iki zıt kavram. İyilik için çalışan da var, kötülük için çalışan da… İlk iyi Habil, ilk kötü de Kabil. İki kavramın temsilcilerinin mücadelesi devam ediyor, edecek de…

İman edenlerin safı bellidir: İyiliğin yanında ve onu yayan olmak. Kitabımız/Kur’an böyle emrediyor, Peygamberimiz (sav) böyle yapmıştır,  âli medeniyetimiz böyle yükselmiştir.

Bunun bilincinde olan Müslümanlar boş durmaz, yan gelip yatmaz, İlayı Kelimetullah için çalışırlar. Çalışırken de “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” atasözü gereğince bireysel çalışmaya ilaveten topluluk oluştururlar. İyilik için çalışan dernekler, vakıflar, sivil toplum örgütleri, cemaatler… vb.  oluştururlar. 
Ali İmran suresi 104. Ayeti kerimede “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.“  buyurulmuştur. 

Bu ilahi emirden hareketle tabîisi olduğumuz İlim Hikmet Vakfı’na gönül vermiş öğrenciler, kadınlar, esnaflar, öğretmenler… Kızılcahamam’da İYİLİK konusunda bir araya geldik. Sadece biz değildik, Türkiye’nin onlarca il ve ilçelerinden iyiliğe gönül vermiş kardeşlerimiz ile buluştuk. 

Öğretmenler olarak başka il ve ilçeden gelen öğretmenler ile buluştuk, görüştük, kaynaştık. AKADDER, İYİLİKDER, Ortaöğretim öğrencisi ve gençleri kız/erkek, EKE (evde karakter eğitimi) çocukları da aynı şekilde başka il ve ilçelerden gelen akranlarıyla buluştular.

Anadolu Federasyonu çatısı altında Anadolu Buluşmaları’nın 16. sını gerçekleştirdik. On altı senedir Kur’an ve Sünnet’i referans alarak bu ülkenin ve dünyadaki Müslümanların iyiliği/ hidayeti için çalışan bir oluşum, İslami bir hareket var. 
Her yıl farklı bir çalışma, araştırma, konu ve konuklar ile bir araya gelerek düşünce ağı oluştururlar.  Bu yılın teması ise “Dijital Çağ ve Dönüşen Dünya” idi. 

Alanında uzman ve konu başlığına göre araştırıp gelen on bir tane değerli konuşmacıyı dinledik. Eski Diyanet İşler Başkanları Ali Bardakoğlu ile Mehmet Görmez, konunun dinî boyutundan bahsettiler. 

Müsiad’ın kurucularından Erol Yarar, girişimcilikten, çalışkan Müslüman bir iş adamının neler yapabileceğinden, sanayicilikten ve dijital çağda gençlerin önünün açılmasıyla çok güzel şeyler yapılabileceğini anlattı. Örneğin, dünyada göğsümüzü kabartan ve Türkiye’nin gururu olan Selçuk Bayraktar’ın  İHA, SİHA, Bayraktar TB2… teknolojik hava araçları.

Konuşmacıların hepsini saymayacağım; çünkü “anadolufederasyonu.org” resmi internet sitesinde tüm konuşmacıların video konuşmalarını dinleyebilirsiniz, tavsiye ederim.

 Anadolu Buluşmaları’ndan dijital ortamda yazımda ve videolarda paylaşım yapınca bazı arkadaşlar sorular sordular, yorumlar yaptılar, değerlendirme istediler.

Her şeyden önce şunu söyleyebilirim ki; bu buluşmada 7’den 77’ye herkes evine memnun/mutlu döndü. Kayseri ekibi olarak dönüşte serviste değerlendirme yaptık. Herkes kendine ve ilgi alanına göre istifade ettiklerini söylediler. 

Özellikle gençlerin geleceğe umutla bakış açılarına ve yapıcı/olumlu değerlendirmeleri adına çok memnun oldum. Ben de Anadolu Buluşmaları’ndan üç tane köşe yazı yazacak kadar donanımla döndüm elhamdülillah.

1960’lı yıllardan sonra radyo, televizyon, cep telefonu, elektronik aletler derken 2020’li yıllarda bir yaşındaki çocuktan 90 yaşındaki dedeye/nineye kadar herkes teknolojik aletlerin müptelası olmuş.

Öyle ki, çalışan çalışmayan, devlet memuru, ev hanımları, öğretmenler, ilkokul çocukları, anasınıfı bebeleri… Hepsinin sanal alemde bir uğraşısı  var. Sabahtan akşama, akşamdan gece yarısına kadar kimisi videolarda, kimisi oyunda, kimisi mesajda, kimisi görüntülü konuşmada, kimisi de tik tok eğlencesinde…

 Kimilerinin işi whatsapp grupları üzerinden yürüyor. Öğretmen olarak ben, bir saat gruplara bakmasam birçok önemli işi, olayı, daveti, resmi işleri kaçırabiliyorum.  Dijital dünya hepimizi bu kadar çepeçevre sarmışken, bu dijital/sanal dünyayı nasıl doğru /faydalı kullanmalıyız? 

Evde biz anne babalar olarak, çocukların yaşına ve zamanına göre dijital kullanımlarına sınırlama koymalıyız. Sokakta, çevrede arkadaşlarıyla ilişkisini takip etmeliyiz. 

Okulda öğretmenler olarak öğrencilerimizi dijitalleşme ve kullanımı hakkında bilinçlendirmeliyiz. Milli Eğitim Bakanlığımız da dijitalleşmeyi, eğitim-öğretim müfredatı içinde öğrencilerin “bilinçli kullanıcı” olmaları yönünde, sürece bağlı bilgilendirme/çalışma yapmalıdır.

Dijitalleşen hayattan kaçamayacağımıza göre, bu ortamı helallik ve haramlık noktasında hassasiyet göstererek, kendimiz, ailemiz, toplumumuz, ülkemiz için en hayırlı ve faydalı hale getirmek için çalışmalıyız. 

Ve “sanal alemde” zamanımızı israf etmeden, dijital dünyada “bilinçli kullanıcı” olmalıyız. Sanal alemin de Rabbi olan Allah’a hesap vereceğimizin bilinciyle hareket etmeliyiz.


 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Eyl
03Eyl

Dijital çağ ve dönüşen dünya

29Ağs

Anadolu Buluşmaları'nın ardından

20Ağs
18Ağs

İnsanlığın Yozlaşması: LGBT+