Öncelikle Kayseri Gündemin Genel Müdürü Sayın Mehmet Uğurluya geçmiş olsun diyor, davranışından dolayı Yahudi oyuncağı alman polisini kınıyorum.
Bütün Almanlara misliyle muamele edile.
Muazzam bir hazırlık var kuzey Irakta.
Sınırımızın hem Irak tarafında, hem de bizim topraklarda iç kesimlerde çepe- çevre Ermenistan sınırını da kapsayan bir askeri yığınak ve hazırlık sessizce ve hızlı bir şekilde yapılmakta.
Öte yandan İran-Irak sınırı kapatılmış, körfezden kandil dağına kadar uzanan çizgide aynı hazırlıklar hızla sürmekte.
Başlarında ABD ve İsrailli uzman subaylar, yığınla peşmerge sevk edilerek konuşlandırılmakta.
Bir ermeninin öldürülmesi, ardından derin devlet masalları ve şimdide Kıbrıs da Rumların petrol arama hikâyeleri manşetlerden günlerdir inmiyor.
Yani ulusal basında karartma günleri başladı.
Ta-ki ABD ve İsrail, emir erleri peşmergelerle birlikte İran’a vuruncaya kadar bin-bir gece masalları anlatacaklar milletimize.
İbrahim Karagül gibi bir-kaç köşe yazarının dışında hiç değinen yok.
Baharla birlikte yapılması planlanan Nükleer bir saldırının sonucunda, yaşanacak sınır ötesi İran’ın yapabileceği kimi hareketleri denetlemek için bu hazırlıklar bir an önce bitirilmeye çalışılıyor..
Şuan ABD’yi yönetenlerin ve İsrailli ortaklarının istikbal ve ikballerinin geleceği endişesi böyle bir cinayeti ve zulmü işlemeyi öngörmektedir.
‘Uluslar arası kimi stratejik v.s ittifaklar imzalamışsanız, bu ittifakların gereği kardeşinizi boğmaksa, çaresiz boğacaksınız.’
Şeytanla Stratejik ittifak yapmış kardeşin, kardeşe bir hayrı yoktur.
Şeytanın dalgasına her zaman ne güzel düşülüyor:
Zaten kasten, içten-içe körüklenen bir ulusalcı dalga (Milliyetçi dalga değil)oluşturulmuş, hem çekice vuruyor hem mıhına.
Ardından bir ermeni eksiksiz bir senaryo ile (ayağındaki delik ayakkabılara varıncaya kadar) öldürülüyor.
Eh birde şatafatlı bir cenaze, Ermenistan ile olan katı tutum birden buz gibi erimeye başlıyor.
Öp babanın elini, bundan ötesi, Şam baba, Bağdat hurması.
Bide şu ABD seyahatin de ermeni lobisine taziye ile başlayan hasbıhal ile has-bi –hal ortadan kalkmıyor mu..!?
Eh daha ne yapsın sana Müttefikin, paraya ihtiyaç duyduğun da borç veren o.
Silaha ihtiyaç duyduğunda silah veren o.
Canını sıkan birileri varsa mahallende sana ağabeylik yapan o.
Nasıl düşünelim şu hazırlıkları..!?
Derin devlet açısından durum bu merkezde.
Derin Millet için durum ne merkezde..?
Millete sormaya gerek yok, millet, hangi durum, ne merkezi sorularını merkeze götürülüp başına bir durum gelmeden duymaz.
Evet, saat yaklaşıyor, zaman daraldı.
Sonuçta, bütün bir Ortadoğu –ön Asya yakılıp yıkılacak.
Bu sonuç, aynı zamanda şu iki hakikati de aydınlatacak:
1-İslam coğrafyasının derin devleti kim…?
2-İslam coğrafyasının derin milleti kim…?
Ben ila-nihaye sonucun Derin Millet lehine tecelli edeceği inancındayım.
Sel, tufanda olsa gider, geride kum kalır.