Bizler 2004 yılında Mekke ye hac için gittiğimizde aşırı izdiham ve şiddetli yorgunluk hissettiğimiz ve Allah tarafından olan o müthiş sıcak altında diyanetin görevlilerinden olan çok saygıdeğer yaşlı bir hoca efendi bizim meşakkate dayanamayıp sızlandığımız esnada şu kelimeyi söylemişti. “Arap kardeşlerimiz sıcakta yan gelip yatmayı bırakarak birazıcık kafalarını çalıştırıp plan proje üretseler şu anda benim ve sizin muzdarip olduğunuz meşakketlerin hiçbiri olmaz”demişlerdi.
Allah Allah demiştim kendi kendime yorgunluktan vazgeçip yapabileceği şeyleri yapmayarak insanlara gavurun yapmayacağı eziyet etmek gibi bir şey olarak algılamıştım o andaki hac şeraitini. Kolaylık sağlayabileceği, insanları insanca hac yaptırabileceği halde zorluk çekmelerine seyirci kalmak ha. Nasıl bir insanlık ve devlet anlayışı demiştim.
Şimdi terör ve korku imparatorluğuna dönüşen ülkemizde de o saygıdeğer hocamızın “Araplar ın devlet adamları yan gelip gölgede yatacağına azıcık plan proje üretseler”sözünü. Ankara daki siyasi kodamanlarımıza uyarlamak istiyorum.
Son dönemde ülkemizin tek konusu olan acı şehit cenazeleri ve daha da acı olanı şehit cenazelerinden “kan”dan iktidar peydahlamaya çalışan hayasız ve düşüncesiz koltuk müptelalarını gördükçe. Adamlar her şeyden evvel milleti millet olarak değil de “Sürü”olarak görüyorlar. HAK ve ÖZGÜRLÜK mü dediniz onları istemek T.C hudutlarında bunları aklından geçirmek “VATAN a İHANET”in adıdır. Ama siyaset bilmine, uygarlık tarihi ile akıl ve mantığa vurduğumuzda öyle mi? Prof. Dr. M. Ali Kılıçbay ın “BİREY OLMAK” isimli eserinde ve diğer bazı önemli kaynaklardan yararlandığım yazıyı okuyalım. Neyin ne olduğuna tarihi, sosyolojik ve psikolojik arkaplanını anlamaya çalışalım. Hainin millete insan hak ve özgürlüklerini çok görenler olduklarını ilmi siyasetin kitabını yazanlardan okuyalım.
OSMANLIDA SİYASETİN AMACI DEVLETİ ELE GEÇİRME MÜCADELESİ İDİ. VATANDAŞIN ORTAYA ÇIKIŞININ ENGELLENMESİ BİRİNCİ AMAÇTI.Aslında siyaset VATANDAŞLIK ödevidir. Terfi etmek üst sınıfa sıçrama tahtası değil. **MODERN DEMOKRASİLERİN HİÇBİRİNDE BU KADAR PROF. BU KADAR GENERAL ve milletvekili yoktur. LİDER SULTASI; milletvekillerinin KİŞİSEL ÖZELLİKLERİNİ MİNİMİZE ETMEKTEDİR. Vatandaşa da OY DEPO luğu düşmektedir. Vatandaş siyasal iktidardan HAK-kını değil, adeta İMTİYAZ talep etmektedir. KİMSENİN KİMSENİN KRALI OLMADIĞI ANLAŞILSIN. Demokrasinin hayallerden fiiliyata aktarılması gerekir. SİYASET SÖYLENMEZ, YAŞANIR.
BİT—İRİL—MEYEN UZUN HAVA TERÖR
TERÖR; tekilin iradesini çoğula dayatmaktır. Direncini kırmak için topluluğun üzerinde estirilen korkuya TERÖR denir. TERÖR; SİYASET DIŞI, KARŞITI –Cuntacı darbeci cenahı--HAREKETLERİN EN YIKICI OLANDIR. **İNSANLAŞMAMIŞ –Düşünerek iradesiyle karar alamayn, emir komutayla yönlendirilip yönetilen--VEYA BİREYSELLEŞMİŞ CANLILARDAN OLUŞMAYAN TOPLULUKLAR EN FAZLASINDAN “SÜRÜ”OLABİLİRLER.**Piramidin tepesinde PADİŞAH, gövdesinde kul kökenli koruyucular, ASKER ve BÜROKRATLAR vardı Osmanlı da. **SİYASET;İMTİYAZ PAYLAŞIMI KAVGASIDIR. TERÖR BURDAN DOĞAR.Toplum artık siyaset talep ediyor. Yeni HAKLAR ve BİREYSEL ÖZGÜRLÜKLER. Siyaseti ihanetle eş gören zihniyet yok olmaya mahkum. **Yarı keşiş yarı peygamber aydın tipini halk sevmiyor. Aydın öğretmen olan ve kendi doğrularının mahkumu tip. Hep terörün hedefi olmuşlardır. Çünkü korumasızdır.
BESLENDİĞİ PİSLİK KURUTULMADIKÇA TERÖRÜN BİTMESİ HAYALDİR
Terörü beslendiği pislikten yoksun kılmak ülkede yaşayan herkesin vazifesidir. Çünkü bu bir varoluş sorunudur. Bunu yaşamsal bir tavır haline getirmekten başlar çözüm. Türk toplunun köhne refleklerinde, biri GELENEKSELLİK biçiminde kireçlenmiş olarak karşımızda durmaktadır. Siyaset herkesin hak ve ödevidir. Birey olmaksızın “Toplum, “TOPLAMA” işlemine indirgenerek “ARİTMETİK” bir inşa olmaktan öteye gidemez. Birilerinin toplamı halindeki toplumdan bireylerin harmonisi topluma geçebilmek cemaat cenderelerinin kırılması şart. Gerçek, insan zihninin belli bir olguyu algılama biçimidir. Hata yapma ayrıcalığına sahip tek varlık insandır. İnsan, yaşaması için genetik kodunu aşan özelliklere sahiptir. İnsan için AKIL BELİRLEYİCİDİR. Doğrular her bir seferinde ebediyen geçerli olmak üzere bulunsalardı değişme ve gelişme olmazdı. Tarih değişmenin arenasıdır. Yönü değildir. Değişmeyi tarih belirlemez. Tarih hata yapma yeteneğine sahip olan insanın yapıp ettiğinden ibarettir. Tarih, hatanın ve buna bağlı olan özgürlüğün hem ürünü hem de zeminidir. SEFALETTE EŞİTLİK EŞİTLİK DEĞİLDİR. YURTTAŞ, BİREYSELLEŞMİŞ BİR BİREYDİR VE BU BİREYSELLİĞİ ONA “TOPLAM”IN TÜMÜNÜ İHATA ETME OLANAĞI VERMEKTEDİR. Devlet RESPUBLİCA nın—Halk—haklarının garantisi olarak varolacak ve bireylerin üzerinde ne bir içerik ne de bir yönelim kazanacaktır. DEMOKRASİ; SİYASAL YÖNETİMİ YÖNETİCİLİKTEN HİZMETKARLIĞA DÖNÜŞTÜRME SÜRECİDİR.
CUMHURİYET; bir birine hiç kulak asmayan bir sürü mONOLOg,-- diyalog değil--. HALK BİLGELİĞİNİN hoş ama derinliksiz felsefesi içinde kalmayı sürdüren, bunu geniş kitlesi itibariyle hayat felsefesi haline getiren aydınımız, bedava buldukları kavramaları tepe tepe kullanıyorlar. Cumhuriyetin ülkemizde”Sui generis”—Yanlış kullanım—bir anlam yelpazesi ve içerik paftası doğrultusunda kullanılıyor. Cumhuriyet mitingleri kisvesi altında darbe ve dikta mitinglerinin en azından o istikamete giden yolun nasıl açılmaya çalışıldığını hatırlamak ibret verici olur gelcekteki siyasetimiz bakımından.Devlet başkanlığının babadan oğla geçmesi bir rejimi Cumhuriyet olmaktan çıkarmaz. Seçimlerin olması da Cumhuriyet yapmaya da yetmez.
CUMHURİYETİN OLMAZSA OLMAZI LİDER SULTASININ OLMADIĞI SİYASİ PARTİLER
PARTİLER VARSA CUMHURİYET VARDIR.Yoksa cumhuriyet yoktur. Parti Cumhuriyetlerde farklılıkların topluca ifade biçimidir. RESPUBLİCA—Kamusal şey. Kamu kelimesi, halkla karıştırılmamalı. Halk-kesit, kamu—süreç-bir kavramdır. Toplumsal ilişkilerin cemaat ilişkisinin yerine geçebilmesi, insanlar arasındaki ilişkilerin EN YÜKSEK seviyede gelişmesine bağlıdır. Toplumsal ilişkilerin AİDİYET ve MENSUBİYET ler küresinden, HEVESLER, İNATLAR ve UĞRAŞLAR küresine intikal etmesi siyaseti doğurur.
Herkesin statüsünün ebediyen belirli olduğu cemaat düzeyinde siyaset yoktur. Sayın Bahçeli ve ekolünün idealindeki yönetim biçiminde olduğu gibi. Ya da minimum düzeydedir. SİYASET YOKSA CUMHURİYET YOKTUR. Meselenin bam teli işte burası. Cümhuriyet limitte, Cumhuriyeti meydana getiren herkesin siyaset yapabilmesi, toplumsal ilişkilerin siyaseten belirlenmesi demektir.SİYASETİ ŞU YAPAR BU YAPAMAZ DENİYORSA CUMHURİYET OTURMAMIŞTIR.AYRIM VARSA CUMHURİYET YOKTURSiyaset toplumun kurucusu, tüm bireylerin doğal hakkıdır.
KISACA..CUMHURİYET, BENZERLİKLERİN DEĞİL FARKLILIKLARIN UYUM İÇİNDE, BİR ARADA OLMASIDIR.
Siyaseti kısıtlamaya yönelik hareketler Cumhuriyete yöneliktir. İki kalas biraz da hevesle çabucak olacak bir şey değildir. “EPİSTEMİK DURUŞ—İlmi duruş- olmadığında Üniverisitemiz üniversite değildir.” Bana üniversitelerimiz rejim muhafızlığı, iktidar dalkavukluğu yapıyor dedittiremezsiniz ama öyledir diyenler, yazanlar çoktur.Cumhuriyet bir bireyin bir başka bireye benzememesine olanak sağlıyor—Fazilet, virtü—Farklı niteliklere sahip olan bireylerin meydana getirdikleri bir HARMONİ anlaşılmak zorundadır. Cumhuriyet benzerlikler üzerine değil FARKLILIKLAR ÜZERİNE KURULUR.Farlılıklar Cumhuriyetin özünü teşkil eder. Cumhuriyet BİREYCİ liğe değil, BİREYSELLİĞE dayanır. KATILAN ile ALINAN arasında ORANTI yoksa İMTİYAZ DOĞAR..Bireycilik ile imtiyaz biribiini besleyen süreçler olarak Cumhuriyet olmayan toplumsallıkların güç hattını oluşturmaktadır..İnsanların layık oldukları hak ve özgürlükleri onlara reva görmeyenler kendi bağnazlıklarında boğulacaklar ve bilim adamlarımızın ilmi dille değindikleri imtiyazları da ellerinden gidecektir. Uygarlık tarihi tüm gelişmiş ülkelerde bu minvalde gelişmiş ve sonunda halk kendi siyasetini ve birey olma erdemini gerçekleştirmiştir. Hiçbir dikta kafalının bunu önlemeye gücü yetmeyecektir. Halk deyişiyle kimse kimsenin malı değildir, kulu hiç değil.
NOT:Kayseri ye ilk özel TV kurulduğunda ekibiyle evime teşrif edip benimle “KİTAP ve OKUMANIN ÖNEMİ”konulu bir röpörtaj yapan ve yayınlayan merhum ÜMİT FEHMİ SORGUNLU ağabeyime Allah CC tan rahmet dilerim.