Sayın Şükrü Karatepe:
Takriben 1994 yılında Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildi. Ancak belediye başkanlığı süresi dolmadan sona erdi. Sebebi ise malum. İrticalen yapmış olduğu o talihsiz konuşma koltuğundan etti ve hapis cezası alarak kısa bir süre cezaevinde yatıp çıktı. Şimdi sayın Karatepe’nin asıl karakterinin bir tahlilini yapmaya çalışalım.
Karatepe’yi Kayseri Barosu’na kayıtlı olduğu ilk avukatlık yıllarından beri kırk yıllık arkadaşım olan Avukat Tural Pınarbaşı vasıtasıyla tanırım. Karatepe, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti idaresini çok seven ve Türkiye Cumhuriyeti’nin okullarında okuyup, hukuk fakültesini bitiren ve tahlisini orada bırakmayıp daha da yüksek tahsil yaparak kariyerini yükselten, ilim, irfan sahibi aydın bir hemşehrimiz olarak tanırım.
Karatepe Kayseri Büyükşehir Başkanı olduktan sonra şehrimize yeni bir güzellik ve yeni bir çehre kazandırmak için kolları sıvadı ve başladı çalışmaya. Dolmuş duraklarına ve dolmuş güzergahlarına bir çeki düzen verdi. Yürüyen merdivenler ve benzeri hizmetlerle modern şehircilik planlarını tam olarak uygulamaya başladı ve yavaş yavaşta halkımızın duasını alıyordu. Ama o talihsiz konuşmasından sonra yapacağı hizmetlerde, dualarda yarım kaldı. Yinede başlatmış olduğu hayırlı hizmetlerin nisbetinde Allah Başkan Karatepe’den razı olsun diyorum. Başkan Karatepe bu hizmetleri yürütürken, birden bire ne olduysa oldu bir kükredi ve o talihsiz konuşmayı yaptı. Karatepe’yi koltuğundan eden o konuşmayı baştan sona inceledim ve şöyle bir kanaate vardım. O konuşma ne yüce dinimiz İslam’a yakışıyor, nede laik, domakratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışıyor. Nede ilim, irfan sahibi olan Şükrü Karatepe’ye yakışıyor.
Yani barışa, demokrasiye saygısı olan hiçbir kişiye o konuşma yakışmıyor. Pekela, Karatepe neden konuştu ve daha sonra yanlış konuştuğunu kabul etti. İrticalen konuştum, yani maksadımı aşan bir konuşma olmuştur dedi ve bu iş burada bitti.
Ancak halen bu konuları kurcalayan ve burada bittiğini istemeyenler olabilir. Onlara verilecek cevap şudur; Eğer bizler Yüce dimimiz İslam’ı iyi yaşamak ve güzel ahlaklı Müslüman olmak istiyorsak, buna bugün hiçbir engel yok. Camilerimize serbest gidiyoruz. Orucumuzu serbest tutuyoruz. Hac zamanı Haccımıza gidiyoruz. Kul hakkına, hayvan hakkına ve bütün canlıların hakkına riayet edip, bütün haramlardan kaçıp, elimizin emeği ve helal paramızla geçinip başkalarının malında gözü olmayan bir müslüman bu devirde yani Türkiye Cumhuriyeti idaresinde iyi bir müslüman da olabilir, velide olabilir ve hatta evliyada olabilir. Ancak insanlar iyi müslüman olamıyorsa şayet onu lütfen Cumhuriyet idaresine atmasınlar ve Cumhuriyet aleyhinde sivri çıkışlar yapmasınlar. Çünkü Türk Milleti’nin karakterine uygun olan en iyi idare Türkiye Cumhuriyeti idaresi. Bizim için büyük bir nimet ve kahraman ecdadımızın bizlere bıraktığı en değerli miras Türkiye Cumhuriyeti idaresidir. Bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti idaresini her türlü tehlikeye karşı korumak Yüce Türk Milleti için büyük bir namus borcudur diyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
HARAM LOKMA
Kursağında haram
lokma olan insanın,
sözünde hikmet,
elinde adalet olmaz.
DİKKAT VE DİSİPLİN
Dikkatli, disiplinli ve
tedbirli olmayanlar allah yolunda olsalar bile
hüsran ve felaketten
kurtulamazlar.
|