Kendi işiyle, kendi aşıyla, kendi ibadetiyle meşgul olup, başkalarının işine karışmayan ve hatta elinden geldiği kadar insanlara faydalı olmaya çalışan bazı emekli ve bütün insanlara son derece saygılıyım ve onları tenzih ederim. Ancak bir kısım emekli ve boş gezen insanlar varki, kendilerine meşgul olacak bir iş bulamıyor ve başlıyor tanıdıkları olan esnaf dükkanlarında oturmaya. Nerdeyse sabahtan akşama kadar alıştıkları dükkanlarda oturuyorlar. Hatta bazende esnafın işine karışıyor aklınca müşteriye karşı esnafı kayırarak esnafın gözüne girdiğini zannediyorlar.
Bu konuda bir hatıramı anlatayım; Bir gün Gültepe mahallemizden komşumuz olan bir ahbabımızın kasap dükkanına vardım ve sevgili komşum bana bir kilo yağsız yerinden kıyma ver dedim. O kasabın dükkanında oturan ve başında papağı olan tahminen 55-60 yaşlarında olan bir emekli vardı. O emekli hemen konuya müdahale etti ve şöyle dedi; “Bana bak. Sana yağsız yerinden et verirse, şu yağlıları kime satacak” dedi. Yani kendi aklınca hemen kasabı kayırmış oldu. Halbuki, ben para konuşmadım, yağlının yağlıya göre, yağsızında yağsıza göre fiyatı olur. Tıpkı marketlerde olduğu gibi. İşte bu duruma benim çok canım sıkıldı ve şöyle cevap verdim; “Sevgili komşum. Benim bu talebime karşı burada açık bir şekilde müdahale var. Ben seninle teke tek konuşuyorum ve cevabını da ancak sizden almak istiyorum. Bu müdahale yüzünden et almaktan vazgeçtim. Sen bu emekliye gereken dersi ver. Sen de kurtul bu gibi insanların işinize karışmasından toplumda kurtulsun dedim” ve oradan ayrıldım. Bunun üzerine kasap peşimden koştu. “Ömer abi ne olur gitme. Sana yağsız yerinden eti tek parasız vereyim. Çünkü benim aylardan beri söyleyemediğim sözü sen söyledin. Zira aynı binada oturuyoruz. Sabahleyin benimle dükkanı açıyor, akşam benimle kapatıyor. Bu yüzden bende canımdan bıkmıştım. Allah senden razı olsun. İnşallah bundan sonra gelmez olur” dedi. Bende geri gelerek eti aldım, parasını takdim ettim ve oradan ayrıldım.
Bu yüzden esnaf dükkanlarında sanki bir kahve gibi fazla oturmak ve insanların aldığını sattığını öğrenmek, özel hallerine vakıf olmak asla doğru değildir. Doğru, kibar ve medeni davranış ise, esnaf dükkanından alışveriş yaptıktan sonra oradan derhal ayrılmak ve gönüllerde müsbet ve güzel iz bırakmaktır.
GÜNÜN SÖZÜ
AHLAK VE FAZİLET
Dünyada her mesleğin her
mevkinin ve her makamın bir okulu var. Ancak ahlak ve faziletin hiç okulu yoktur. Çünkü güzel ahlakın okulu da, hocasıda insanın bizatihi kendisidir.
BAŞKALIRININ KUSURLARINI
SEYRETMEK
Hep başkalarının kusurlarını seyreden insanlar, kendi kusurlarını hiç göremez olurlar. Halbuki, insan önce kendi kusurlarını görmeli, düzeltmeli ve güzel ahlakıyla topluma iyi örnek olmalıdır.
|