Kayserispor’un bu sezonki umulmadık çıkışına bizler yurt dışındaki Kayserililer olarak hayli sevindik ve bir o kadar da gururlandık. Gerçektende takım ilk yarıda müthiş bir başarı gösterdi. Tabii bu arada gençleri de kazandı. Bizi son derece sevindiren bu önemli başarıda gençlerin payı bence çok büyük.
Ligin ilk yarısını Lider olarak bitirebilirdik ama bence eğer lider olarak bitirseydik; ikinci yarida tamamiyle çöküşe geçerdik.. Nedeni ise Ulusal Medya !
Hani o hepimizin almakta birbirimizle yarış ettiğimiz spor basını var ya, işte onlar bizim futbolcuları kaptan kaba koyar ve deyim yerinde ise şımartırdı. Gelen giden bize çelme takmaya uğraşır ve büyüklere yağ cekerdi. Atalarımız bir musibet, bin nasihatten iyidir derler..Çok güzel ve yerinde bir deyim. Ben de Antalyaspor önündeki bu yenilgiyi bir ders olarak görüyorum,. Şımarmadan , fazla göze batmadan sessiz sedasız ikinci yarıyı zirvede veya en azından Avrupa Kupalarına katılacak bir konumda tamamlamak önemli. Şahsen bu gücün temsilcimiz Kayserispor’da olduğunu gördüm.
Tabii ki bu hedefe doğru giderken taraftarında bu takıma içerde ve dışarıda tam destek vermesi şart !
Eğer ki şampiyonluk isteniyorsa bu çok önemli. O zaman Kadir Has Stadı’nda ortalama 20-25 bin, dısarıda da en az 5000 seyirci ile desteklenmesi lazım .. Geçmişte çoğu deplasmanlara bu kadar taraftarı götürürdük. Taraftar olarak bunu mutlaka yine yapmamız ve kenetlenmemiz gerekir. Birde yerel Basın ile Yönetim´in artık barışması lazım. Görüyoruz ki bazı kesimler kendi çıkarları uğruna halen birilerini karalamaya devam ediyor. Bu doğru bir davranış değil,..
Bu şehir hepimizin şehridir, takımı da hepimizin takımıdır. O zaman takıma hep birlikte sahip çıkalım.. Aramızda bölücülere asla yer vermeyelim. Yerli yerince de ara transferde takıma gerçekten katkı sağlayacak bir kaç lider oyuncu transfer etmemiz lazım ki sonuna kadar zirve yarışının içinde olalım.
İkinci yarı için sırf genç yetenekler transfer ederek başarı beklemek bence hayalden öte gidemez. Tabii ki genç yetenekler bulunsun, alınsın. Ama eğer bizim hedefimiz şampiyonluk veya Avrupa Kupalarına katılmak ise, kesinlikle kaliteli isimlere de ihtiyacımız var. Dediğim gibi deneyimsiz gençlerle hedefe yürümemiz biraz zor, onun için naçizane diyorum ki bir kaç lider oyuncu alınmalı.
Bir diğer önemli husus ise bu sezon 7 -8 oyuncumuzun sözleşmesi bitiyor. Elimizdeki oyuncular gerçekten kalitelidir. Yönetimin bunları memnun ederek takımda tutması ikinci hedefimiz olmalı. Çünkü görüyoruz ki bütün kulüplerin hedefi Kayserisporlu oyuncular.. Bu böyle biline.. Gerekli tedbir zaman geçirmeden şimdiden alınmalıdır.
Aydın Toscalı… Bakın, iki bile dedirtmeden sözleşmesini uzattı. Bu arada Mehmet Eren´in gösterdiği takdire şayan davranışlarından Ali Turan biraz örnek almalıydı. Yarın iki sezon sonra yani futbol kariyerin bittiğinde bu takımın kapısını nasıl çalacaksın acaba, oraları hiç düşündün mü ?
Her şey para değildir… Sen bu şehrin öz be öz evladı idin. Gerekirse parasız oynayacaktın. En son gidecek kişi sen olacaktın, ama gemiyi ilk terk eden hem de hedef tam büyütmüşken sen oluyorsun.. Ali, bu takımı sabote etmeyi bilmem kendine ne kadar yakıştırıyorsun ?
Ben fazla bir şey söylemek istemiyorum. Bir sözde Basın Sözcü´sü Yücel Şahin´e bir çift sözüm var : Amatörce kulüp yönetmeyi bırakıp profesyonelce yönetici olmaya bakın… Kayseri şehri dalga geçme yeri değildir.., Ağzınızdan çıkan her kelimeye dikkat etmeniz gerekir. Öyle ipe sapa gelmez açıklamalarla gülünç duruma düşmeyelim. Umarım ki sayın İskender Belük’e yapılan Yücel Şahin’e de yapılmalı. Gerçi bence sayın Belük gerçekten Kayserispor´a yakışır bir davranış sergilemiş, kulübün haklarını savunmuştur. ,Belük konusunda Başkanın davranışını pek anlayamadım. Her kafadan bir ayrı ses geliyor, Böyle bir Yöneticilik olmaz, adam çıkmş alacağı cezaya bakmadan Kayserispor’un haklarını savunuyor ki bence de yapılması gerekeni yapmıştır. Kalkıp ta görevden almak mantığa uymuyor. Bu konuda sayın Başkanımız Recep Mamur´u daha duyarlı olmaya davet ediyorum.
Son söz olarak iç transferi geciktirmeden tamamlamalı ve de Ariza Makukula´nın bonservisini de biran önce almalı diye düşünüyorum.İkici yarının Kayserispor´a başarılar ve şampiyonluk getirmesi temennilerinde bulunuyorum.
Ama başta da ifade ettiğim gibi bu bölünmüşlükle değil, kenetlenme ile olacaktır. Onun için herkes eteğindeki taşı dökerek Kayseri’nin, Kayserispor’umuzun menfaatleri etrafınd toplanmalı, bu takımı nasıl başarıya götüreceğinin hesaplarını yapmalıdır.
Kayseri Erciyesspor´a gelince :
Gerçekten de bu takıma çok yazık oluyor. Üvey evlat muamelesi yapılmasın, ona da destek verilsin. Zaten üvey evlat muamelesi yapıldığı için ki bu takım Bank Asya 1. Ligine düşürülmüştür. Böyle davranmaya devam edip daha alt kategorilere doğru gitmesine asla müsaade edilmesin.. Burada yaşayan biz Kayserililer için Kayserispor ne ise Kayseri Erciyesspor´da aynıdır. Bu takıma gereken takviye zaman geçirilmeden yapılmalı.Oyuncu verilecekse, isime bakılmaksızın derhal verilmeli, parasal destek sağlanacaksa vereceğiz- edeceğiz diye oyalanmamalı. Çünkü geçen her gün temsilcimizin aleyhinedir.Bence bu konuda büyük iş Onursal Başkanımız Haseki´ye düşüyor, bunu böyle bile...
Tek taraflı gururlanma olmaz..
Kayserispor başarılı olup ta Erciyesspor bir alt kademeye inerse bu başarının bir anlamı kalmaz.
Kayserispor’un Antalya’da oynadığı tuttur kupası maçlarını TV’den izledik. Bu maçları birer hazırlık maçı olarak görüyoruz onun için de alınan sonuçları kesinlikle önemsemiyoruz. Önemli olan, takımın kamp dönemini en iyi şekilde geçirip ikinci yarıya hazır olmasıdır.
Hamburg ve Vitesse maçları lig öncesinde iyi birer sınav olmuştur. Yapılan hataları görerek tedbirlerini zaman geçirmeden almak gerekiyor.
Önümüzdeki sezon Kayserispor’umuzu Avrupa Kupalarından birinde görmek en büyük dileğimiz. Eğer bu gerçekleşirse, buna en çok bizler yani yurt dışında yaşayan Kayserililer sevineceğiz.