Öncelikle Diyarbakır’a selam ediyorum.
Onları alkışlıyorum onları kucaklıyorum.
İnsanlık düşmanı Siyonist Yahudilerin Gazze katliamına en soylu tepkiyi 100 bin insanı sokaklara taşıyarak koydular.
Tabi İstanbul’u-Konya’yı-Nevşehir’i-Sivas’ı selamlıyorum.
Yunanistan’da sokaklara dökülen onbinlerce yunanlı vicdanları kaybolmamış kardeşi de selamlıyorum.
Paris’i-Londra’yı ve New York sokaklarını dolduran vicdanı kanayan insanlarıda selamlıyorum.
Ve hatta Telaviv sokaklarını dolduran ve bu katliama karşı çıkan samimi Musevi Yahudileri de selamlıyorum ve onlara Allah’tan hidayet diliyorum.
Çünkü onlar, kendi içlerinden çıkan bu azgın insanlık düşmanı Siyonist rejimden korkmadan tepki koymakla gönül kapılarını hidayete açık tutmuş oldular.
Bosna daki Sırp katliamına-Rusların Afganistan işgaline on binleri sokaklara dökülerek tepki koyan Kayseri’ye ne oldu…!?
Ne oldu 100 binlik Hicret mitingi düzenleyen ümmül kura şehrine…!
Ne oldu Davut el Kayserinin, Seyyid Burhaneddin hazretlerinin-Cemil babaların-Seyyid Battal gazilerin geçmişte 120 küsür medresesiyle övünen- ‘Büyük Doğu’ idealinin fikir şehrine ne oldu..!?
Bu idealin erbabı bir Cumhurbaşkanı bu şehirden çıkmadı mı..!?
1977 den beri meydanlarına insanlarına Müminlerine Müslümanlarına fakir ve zenginlerine aşina olduğum bu şehre ne oldu…
Bütün bu tanıdığım insanlar güneşe mi göçtüler…!?
O gün bir Gazze’ye ağladım bir de Kayseri’ye…
Kalvenizm bu şehrin köklerine kibrit suyumu döktü…
Bütün bir insanlık muazzam bir imtihandan geçmekte.
Post modern Firavunların işlemekte olduğu,
Zulüm ve Katliamlar karşısında bütün insanlık hepimiz bir imtihandan geçmekteyiz.
Gelecek kuşaklar ve hakikat nezdinde insanlık, ya Firavunun yandaşı olanlar ya da, firavunların zulüm ve katliamlarına karşı çıkanlar olarak anılacaklar.
Gelecek kuşaklar ve hakikat nezdinde, Tarih,Yunanlılar, Diyarbakır, İstanbul,Tahran,Konya,Nevşehir firavunların zulmüne katliamına karşı çıkanlar safında yer almıştır notunu düştü diyebiliriz.
Acaba Tarih aynı notu Kayseri için düşecek mi…!?
Dünya gelecekte şu iki ana hatta toplanmış olacaktır;
Post modern Firavun ve yandaşları
Ve Firavunun zulüm ve katliamına dünyayı sömürgeleştirmesine karşı olanlar.
Siz hangi tarafta iseniz tarih buna göre size ait hükmü verecektir.
Biz İnsanlıktan en azından vicdanları sakatlanmamış olanlarındanız.
Biz gönlü mazlumdan yana kanayan, yapılan katliamlara göz yaşı dökenler, bizim bir tek ortak silahımız vardır. O da birlikte zulmün karşısında kol-kola haykırmak.
Biz garip dinin garip yetimleri.
Bizim tek ortak silahımız,semaya birlikte avuçlarımızı açıp mazlumlara dua etmektir.
Bizim nükleer başlıklı füzelerimiz, modern uçaklarımız ve tonlarca bombamız olmaz.
Olsa da firavunlara karşı caydırıcı olsun düşüncesiyle olur.
Bizi ağlatan bu katliam ve zulümlerin faili olamayacağımız için buradayız.
Biz vicdan sahipleri, yüreği kanayanlar,insanlığından inhiraf etmeyenler, insanlığın bir umudunu nesillerden nesillere taşıyanlar, sokakların-caddelerin –şehirlerin sesi olmaz isek, o umudun konuşan, yazan dili, ağlayan gözü, dua eden gönlü olmaz isek, post modern firavunların sihri bozulmaz.
Çok acı ama gerçek olan o ki, bir çok şehrin o şehirleri diğer şehirler- insana bağlayan ortak vicdanı, ortak gönlü,ortak aklı 28 şubatla zedelenmiştir.
İnsanlıkla ortak bağları kopanların, insanlıktan da kopacağı muhakkaktır.
Tıpkı bu gün Gazze de katliam yapan Siyonist Yahudiler gibi…
Danışmend gazilerin şehri bu Kayseri olamaz.
Ey Kayseri titre ve kendine dön…
Vesselam.