Padişahın birinin atları varmış. Ama içlerinden birisini çok mu çok severmiş. Özel ilgi gösterir bakım ve tımarına itina gösterilmesini özellikle emredermiş. Padişahın at sevdası o kadar artmış ki günün birinde bu Arap atımın ölüm haberini Arap atın getireni, öldü diyeni asarım kahya demiş, çiftliğe bakan yaşlı adama.
Tabi her şey gibi at da canlı, hayat fani. Hastalanır ve ölür. Çiftliği kaos basar. Padişahımıza Arap atın ölümünü nasıl duyuracağız? Adamlar haklı. Ortada can pazarı var. Ama kahya baktı işin savsaklanacak tarafı yok. Hemen saraya gider, izin alarak huzura çıkar ve başlar meramını anlatmaya.
Padişahım hani şu senin Arap at varya! -Evet kahya, ne oldu Arap atıma? –Padişahım senin atın ayaklarını uzattı yattı ve kalkmıyor. –Peki nefes alıyor mu? –Hayır almıyor! O zaman öldü desene. –Haa padişahım işte o kelimeyi diyemiyordum, Arap at öldü diyeni asacağım demiştinde….
Kahya kelime siyasetiyle idamdan kurtulur vs. günlük yaşam çiftlik işleri kulvarında devam eder….
Benim yazımın konusu olan milleti bıktıran ve kendi kendilerine çalıp oynayan milletin vaktini çalarak okumaktan, yazmaktan ve hatta faydalı işler yapmaktan mahrum bırakan yandaş ve tatavacıları olan medya tarafından “Sabah Şekerleri”İsmiyle onurlandırılan sunucu, program yapımcısı gibi insanın en kıymetli ve geri getirilmesi satın alınması mümkün olmayan vakitleri heba ettirenlerle ilgili nokta dergisindeki bir anket sonucunu görünce padişahın yanına gidip atın ölümünü haber veren kahya gibi konuyu yazmak zorunda hissettim kendimi.
İstinat noktam olan dergi diyor ben demiyor sevgili okuyucularım.Ve kelimesi kelimesine aktarmaya çalışacağım reyting ölçümleriyle ilgili son bilgileri
HALKIMIZIN ARTIK GÖRMEKTEN SIKILDIKLARI
Ekranlarda yıllardır görmeye alışık olduğumuz ÜNLÜLER!, artık reyting yapamıyor. Yapılan bir ankette halk, ekranda görmekten sıkıldığı ünlüleri belirledi. Listenin zirvesinde ise yıllardır büyük bütçelerle "Sabahların Sultanı”nı hazırlayan Seda Sayan var. Ünlü şarkıcıyı şunlar izliyor 1-Seda Sayan 2- Esra Ceyhan 3- Deniz Seki 4- Safiye Faik 5- Lerzan Mutlu 6- Çağla şikel 7- Hüsnü Şenlendirici 8- 9-Pakize Suda 10- Ebru Gündeş
Daha hiçbir programlarını veyahut hangi kanalların sunucusu olduklarını biliyorsam adam değilim ama medyayla ve internetle olan zorunlu bağımlılığımız icabı gözümüzün önünde olan karılar ismi geçenler. Örfe, adete, anane ve ahlaka mugayir her türlü kıyafet ve hareketi yaptıklarını biliyoruz. Ama bu işlerin hepisi milletin sırtından kotarılıyor. Millete çıplaklık, ahlaksızlık, gavur kadınlara benzemek dayatılıyor. Propaganda ve medyatik bombardımanın amacı böyle belirlendi. Kırmızı noktalı yayınlarla başlandı işe. Netekim paşanın ihtilalinin ardından bu işlere girişildi.
Soğuk savaş döneminin aksine ideolojik değilde sexsolojik nesiller yetiştirilmek stratejisine geçildiği deklare edildi, çeşitli vesilelerle. Ama Müslüman Türk halkı gavurluğu ve gavurlara benzemeyi çağrıştıran dayatmaları sevmediğini son anketle kanıtladı.
İrtica yaygaraları ile darbe yaparız haa! Korkutmaları kalkarsa isteyeceği doğru dürüst programları da tahmin edebiliyoruz. Ama bu milleti demokrasiyle, kendi milli iradesiyle serbest bırakmaya gelmez diyen dinazorlar var malumu aliniz. Seyrettirilen çıplaklık, alkışlar eşliğinde evlendirme- barıştırma proğramları kesmiyor.
Ücret verilerek stüdyoya doldurulan, paralı lejyonları andıran alkışçı seyirciler, yapay tezahüratlar. Birinin ünlü sanatçısı falanca diğer kanalınki de başka filanca. Biri halk müzikçi diğeri arabeskin yıldızı. Tezahüratla evlendirme, aynı şekilde karı koca barıştırma senaryoları gırla gidiyor ama artık alıcısı yok boş senaryoların, tasarımlanmış yalanların.
Tartışma diye yutturulanlar da bulunulan kanalın benimsediği görüşleri doğrulatmak için stüdyoya çağrılan tatavacı üzmanlar! Bu kanalların tek görüşleri ve ortak tek fikirleri vardır. Televizyonları sadece reklam parası getiren aygıtlar olarak görmeleri. Tematik yayıncılık ve eğitime dayalı hiçbir şey yok. Oynamak, ehlenmek ve zamanı hebaen menşura etmek üzere kurgulanmış her şey.
Ünlü düşünürün bir ne güzel söylemiş; "Zamanında yorulmayan ihtiyarlığında sürünür"demiş. 70 milyonu boş şeylerle ekrana kilitleyerek üretimden düşürmek bir millete hizmet mi, hıyanet mi? Acı da olsa bu soruyla yüzleşmek ve tematik yayıncılığa geçilmesi–sosyal konularla eğiten yayınlar-bunun için gereken yasaların çıkarılmasının zamanı geldi herhalde.
Dünya kuraklık ve susuzlukla boğuşuyor. Benim halkımın önemli kesimi sanatsız ve tahsilsiz. Sanatkarlı ve iyi bir eğitim yoksa insanca yaşayabilmek de yoktur sevgili kardeşlerim vaktimizi ve Yüce Rabbimizin verdiği ömrümüzü boşa geçirmeyelim, çocuklarımızı medyanın kozmopolotizminden sakınalım efendim. Yüce Allah yar ve yardımcınız olsun.