Tarihi geçmişi 4000 yıla dek giden, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, Türklerin oynadığı en eski zeka ve strateji Oyunu ´Mangala Oyunu´ yeniden gençlerin beğenisine sunuluyor.
28 Temmuz 2010 Çarşamba 13:53
|
|
Tarihi geçmişi 4000 yıla dek giden, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, Türklerin oynadığı en eski zeka ve strateji Oyunu ´Mangala Oyunu´ yeniden gençlerin beğenisine sunuluyor. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı´nca, 2009 Aralık ayında kurulan ´Çocuk Oyunları Şubesi´ ile unutulan sokak Oyunlarını yeniden canlandırmak adına, ülke genelinde geniş çaplı çalışma başlatıldı.
Türklerde binlerce yıllık geçmişe sahip olduğu bilinen ´Mangala Oyunu´ da bu değerlerden biri olarak kabul ediliyor.
Bazı Türk devletlerinde oynanmasına rağmen, son yıllarda Türkiye´de unutulmuş olan ´Mangala Oyunu´, Türklerin dünya görüşünü yansıtan ve kültürüne ait folklorik detayları olan etnografik bir Oyun. Tarihi araştırmalar, bu Oyunun Sakalar, Hunlar ve GökTürkler döneminde oynandığını gösteriyor.
Türk Milletinin 4 bin yıllık zeka ve strateji oyunu Mangala yeniden yaygınlaşıyor. Tüm dünyadan bizden daha çok bilinen oyunu neredeyse unutmuş bulunmaktayız.
1970´lerden sonra unutulan mangala, özellikle Osmanlı´nın son dönemlerinde kahvehanelerde tavla ve satranç kadar yaygın olan bir oyundu.
Mangalanın çağdaşı olduğu diğer oyunlardan farkı, dağdaki çobandan, 70 yaşındaki bilgine, İstanbul´da saraydaki hanım sultandan 6 yaşındaki çocuğa kadar her yaştan ve kültürden insanın oynayabilmesi.
9 KUMALAK
Bir başka özelliği ise bu oyun için mekâna ve malzemeye bağımlı olunmaması. Toprağa karşılıklı 6 çukur açıldıktan sonra etraftan toplanacak küçük çakıllarla bile oynanabiliyor. Zaten öz Türkçede bu oyunun adı "9 kumalak". Kumalak, keçi ve koyunların tezeklerine deniliyor. Malum bu hayvanların tezekleri zeytin çekirdeğine benziyor ve bu oyun için iyi bir malzeme!
TÜRK ÇOBANLARI GELİŞTİRDİ
Oyunun kumalakla oynanması sebebiyle Orta Asya´da Türk çobanları tarafından geliştirdiği kabul ediliyor. Osmanlı´da 9 kumalak, hareket ettirmek kökünden türemiş olan "mangala" adıyla biliniyor. Literatüre mangala olarak geçen oyuna Anadolu´da her yöre farklı bir isim vermiş; 9 taş, kuyu ve güç oyunu en yaygın kullanılanları. Mangalaya güç oyunu denmesinin sebebi zekâ ve stratejiye dayalı bir oyun olması. Basit bir malzemeyle oynanıyor ama askerî stratejiler geliştirmeyi sağlıyor. Zaten Türkler oyunda kullanılan her bir taşa asker, çukurlara otağ adını vermiş.
EN KOMPLİKESİ TÜRK MANGALASI
Mangala gibi oyunlar birçok toplumda var. Fakat Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi´nden Doç. Dr. Abdulvahap Kara, stratejileri ve kuralları göz önüne alınınca en komplike oyunun Türk mangalası olduğunu söylüyor.
Türkiye´de mangalayı oynamayı bilen çok az insan var. Çoğu da yaşını başını almış. Geleneklerinden kopmamış köylerde basit versiyonları biliniyor. Fakat artık kahvehanelerde, evlerde, arkadaş toplantılarında oynanmıyor. Oyunu bizden başka neredeyse bütün milletler bildiği, oynadığı halde biz, oynamadığımız için unuttuk. Orta Asya´da ise 90´lardan sonra mangala yeniden hatırlanmış. Yaşlılar gençlere öğretmiş. Kazakistan´da 9 kumalak federasyonu kurulmuş. Turnuvalar düzenliyorlar.
ÖZ VE ÖZ KENDİ OYUNUMUZU UNUTUYORUZ
Bu gidişle, öz ve öz bizim oyunumuz olan Mangala oyununu kurallarıyla bilenleri bırakın, hatırlayan da kalmayacak. O halde ne yapmalı? Evvela bu oyunun çok farklı adlarla ve farklı biçimlerde Türkiye’nin ve Türk Dünyasının her yerinde oynandığını bilmemiz, oyunu hatırlamamız ve hatırlatmamız lazım. Bu oyunu hatırlattıktan sonra, oyunun o yöredeki adını, kurallarını, malzemelerini ve oyun tahtasını ortaya çıkarmamız gerekiyor.
DÜNYADA MANGALA OYUNU VE KURALLARI
"Mangala", “bao”, “deka”, “wari”, “owari” gibi isimlerle Afrika, Ortadoğu hatta Uzakdoğu’da görünüyor.
Bütün bu oyunlar, "hareket etmek" anlamına gelen “mankala" kelimesinden türetilmiş.
Ziraatçi toplumlarda taşlar tohum olarak adlandırılırken, Türk mangalalarında bu taşlar asker yerine geçmektedi.
İşte oyunun kuralları;
"Mangala"nın kendi tarafında 6 ila 7 karşı tarafta da aynı sayıda çukurun bulunduğu bir tahta üzerinde oynanıyor.
İlk zamanlarda oyunun başlarında bu çukurlara gelişi güzel sayıda taş konurken, sonradan bu çukurların içine belirli sayıda taş konmaya başlandı.
Günümüzde tekrardan ortaya çıkan mangalada 12 çukur ve yanlarda otağı denilen iki büyük çukur bulunuyor. Her oyuncu öündeki altı çukura dört adet taş koyar.
Oyunun başında kimin başlıyacağı belirlendikten sonra ilk oyuncu önündeki herhangi bir çukurdan dört tane taşı alarak, birini ilk aldığı çukura koyarak çukurun sağ tarafına doğru her bir çukura birer taş bırakır.
"Türk Mangalası"nın diğer mangalalardan farkı otağı bölümüe da taş konmasıdır. Diğer mangalalarda bu kural yoktur.
Oyuncunun elindeki son taş otağı bölümüne gelirse oyuncu bir hak daha kazanır.
Şayet otağıya taş konduğu halde hala elinde taş varsa bu sefer rakibinin haznesine birer taş koyar.
Oyuncunun elindeki son taş rakibin haznesindeki taşları çift sayıya ulaştırırsa, oyuncu buradaki bütün taşları kendi otağına koyar.
Oyun bir oyuncunun kendi sırasındaki çukurların boş kalması ile sona erer. Otağısında en fazla taş toplayan kişi o eli kazanmış olur.
"Mangala" oyunu toplamda beş setten oynanır.
Osmanlı toplumunda oldukça yaygın olarak oynana mangala bir çok minyatürde de resmedilmiştir.
Oyun için mekan ve mazemeye ihtiyaç duyulmamasının yanı sıra her kesimden insanın oynuyabilmesi, oyunun popülerliğini zamanında arttırmıştı.
|